18 Mart 2010 Perşembe

EYY MİYAVLAR , KUÇULAR SİZDEN KORKMAK İSTEMİYORUM!



Oldum olası hayvanlara olan korkumu aşamadım bir türlü.(ZooFobi)
Ufacık çocukların hiç korkmadan  köpeklerle oynamasına gıpta ettim, kendimden utandım.
Korkumla yüzleşmedim de hiçbir zaman.
Bu korkunun 6 yaşına kadar sebebi neydi bilemiyorum ama oturduğum semte taşındığımda mahallemizin köpeği Kral'ı gençlerin insanların üzerine saldırmasını eğlence olarak görmelerinden ötürü bu korkum daha da baskın olmaya çalıştı.
Kaç kere Kral kovaladı okul yollarında beni :/
Tabi korkunun üstüne gitmek için çocukken komşunun tatlı tavşanını kucagıma önce minder alarak sevmeye , alışmaya çalışsam da sonuç nafile !
IıııııııIIıhhh korkuyorum!
Annemin gününde yine aynı komşunun akvaryumundaki çöpçü balıkları elime alıp avcumda kımıl kımıl oynarken huylanıp elimde sıkıp sonra akvaryuma bırakıp sessizce oradan kaçtıgımı da unutamam!

Neden , korkuyorum ?
Niye yaklaşamıyorum?
Bu kadar soğuk durmama sebep olan ne?

Bu soruların cevabını aramama sebep olan şey aslında akşam eve dönerken elimdeki poşetleri gören korsan tipli kediciğin arkama düşüp tabiri caizse dört nala koşması.
İlk başta anlam veremedim, nereye gidiyor bu böyle yakınımdan derken , beni geçip hoooppp önüme yatıp sırtının üstünde dönmeye başladı.
Anaaa ilginç hiçte böyle kedi görmemiştim derken baktım inatla yine önüme yatıp sırtının üstünde sağa sola yatıp sanki bana gülüyor gibi yüzüme bakınca içim bir tuhaf oldu.
Apartmana gireceğim giremiyorum üstüme atlar mı acaba diyorum hala işvelerine devam ediyor bense korkumdan Piistttt pissttt diyip korkutuyorum miyavcığı :(
Evde bu kediyi anlatırken onun aslında herkese böyle yaptıgını ev kedisi olduğunu ona yemek verelim diye şımarıklıklar yaptıgını öğreniyorum.
Sonra içimi kaplayan vicdani rahatsızlığı buradan haykırmaya geliyorum blogcum.
Keşke korkmasam sizden, tepemde dolaşan kelebekten bile ürken ben size nasıl yaklasırım bilemiyorum.
O cilveli halinle ilgi beklemeni unutamıyorum korsan kedicik.
Üzgünüm seni kırdığım için...
Korkumu aşabilir miyim bilemiyorum ama gönlünü almak için elimde geleni sana ve arkadaslarına yapacagım yoksa geçmeyecek bu vicdani rahatsızlık :(

16 Mart 2010 Salı

BU BİR OTOMATİK MESAJDIR!

Eğer yorum bırakırsanız otomatik bir mesaj sizi karşılayacak.


''This is an automatic message at 10 pm İş bakmaya gittim kısa bir süre sonra geleceğim........''

Günün değişik saatlerinde durumumu belirten ifadeler;

Yemekteyim ağzım dolu gelemeyeceğim
Camideyim geleceğim.
Uyuyorum gelemeyeceğim.

şeklindeki diğer türevlerle değişecektir :)

Pek yazacağım yok şu ara enerjimi arttıracak güzel gelişmelerle sizlere döneceğim kısa sürede.

Yeniden yine bir yurtdışı paketime kavuşabildim bugün 1 ay sonra parfümlerim ve Bi-facil temizleyicim geldi.

Bir ara post gireceğim.

Şimdilik sevgiyle kalın....

13 Mart 2010 Cumartesi

~ ~ HAFTASONU MAKYAJI ~ ~

Bu hafta hiç makyaj postu girmemişim.
Farkediyorum ki elim hep aynı renklere gidiyor bej, kahve ve griler ...
Eskiden pembeler, maviler uçuşurdu gözkapaklarımda :)
Şimdi bu tonları daha bir sever oldum.
Bu palet Dünya Kadınlar günü dolayısıyla promosyonlu satılan Emotion Kalpli Kutudaki parfüm setinin içinden hediye olarak çıktı. Normalde satılıyor mu bilmiyorum.


KULLANDIĞIM ÜRÜNLER 



iYİ HAFTASONLARI :)

İÇ DÜNYAMDAN YANSIYANLAR

Şu günlerde ben,

15li yaşlarımdaki gibi
Şekerli parfümümü sıkıp neşe doluyorum.

Kokladıkça şımarıyor
Ama şımaracak kimseyi bulamıyorum :/

Feci diş ağrısı ile dolanıyor
Zonklayan kafa ve kulakla müzik dinliyorum.

Misafir de ağırladım, misafir de olacağım.

İngilizce çalışıyorum, sınavıma hazırlanıyorum.

Profesyonel CV oluşturup kariyer sitelerinin
Altını üstüne getiriyor ve hayaller kuruyorum.

Üstüme çöken İzmir'den gitsem istiyorum
Planlar yapıyorum.

Özlüyorum, anılara yolculuk yapıyorum
Bugün ne de olsa 77.ay!

Mis kokulu nergisler kokluyor
Dingilleşiyorum.


12 Mart 2010 Cuma

O RESİMDEKİLER NEYMİŞ ÖYLE ?

Yeni bir Creative Blogger mim dalgası içinde MyMakeupStory ve Sochic bebelerimden 2 güzel ödül aldım.Kendilerine teşekkür ediyorum, blog takipçilerini bunlarla sıkmamak için şimdilik mimi yazmıyor ve kimseye göndermiyorum :) Aylar önce bu mimi kabul ettiğimde ne yazmısım okumak isteyenler şuradan bakabilir.


Şimdilik fotoğrafa bakın sonra kutunun içindekiler ve diğerleri sizlere tanıtılacak.^_^

Hatırlatma; Hala EST'lenmemiş olanlar varsa direk şu yazıya ışınlansınlar eğer o kutunun içinden size pembe pembe bakanlardan benimde olsun diyorsanız. 


10 Mart 2010 Çarşamba

DİKKAT BLOGLUYORUM BİRAZ UZUN AMA OKUYUN BENCE ^_^

GİRİŞ;

Merhaba ölümlü dünyanın sevgili misafirleri :)

Bu nasıl bir vefa borcudur böyle 2 gün blogumu güncelleyemedim,sayfalarınızı gezemedim diye içim içimi yedi.

Burayı  takip eden kimi zaman yorumsuz bırakan (:dilçıkaransmiley:) okurlara , ziyaretçilere karşı ne büyük sorumluluğum varmış meğer ღ ᶫᵒᵛᵉᵧₒᵤ ♥

GELİŞME

Dün pek yoğun bir gün geçirdim blog dünyasına henüz kendisini kazandıramadıgım ama ısrarla inatlaştığım birgün bloglu olacaksın diye başının etini yediğim moda tasarım mezunu yetenekli kuzenciğimle gezdik dolaştık. En kısa sürede sizi onunla tanıstırmak istiyorum kendisi kpss çalışmalarından vakit ayırabilirse ^_^

Gezipte eli boş dönmedik yine palette fındık kabuğu saç boyaları alındı, flormardan mat ojeler alındı birara sürülmek ve bloglanmak amacıyla :)

SONUÇ;

Danısmak istediğim bir konu var bir devlet dairesinde işiniz var ; karsınızdaki memura sıcak bir ses ve kibar bir usülle ''Merhaba, kartımı almaya geldim.'' dediniz. Ama karsınızda ki bayan memur diğer yan veznelerde çalışanlarla koyu bir sohbette içerisi insan kaynıyor! İrkiliyorsunuz, ''Aaa memurlardan birinin arkdası heralde o bakmıyor bu işe'' diye düşünürken,  diğer gişede ki bey ilgileniyor, yol gösteriyor tekrar o vezneye dönüyorsunuz ve anlıyorsunuz ki elinizdeki numaraya göre muhatap olmanız gereken mesai saatinde çene çalan o bayan memurmuş!!!!! Tekrar geldiğinizde yine sizi iplemiyor yan gişede ki tıknaz adam kadına kartı vermesi için makbuzları uzatıyor vee gıccık olduğunuz kadın yüzünüze bile bakmadan kartı önünüze atıyor ne teşekkürünüzü ne iyi günlerinizi tınlamıyor...

Siz böylesi kaba ve haketmediğiniz bir muameleye maruz kalsanız ne yapardınız?


Şimdi hikaye bu kadarcık! Bundan sonra haketmediği muameleye sinirlenen Esra ortamda huzursuzluk çıkmaması için susup gidiyor.Kapıdan çıkar çıkmaz içi içine sığmıyor. Bu olay hizmet kalitesine güvendiğin ve itibar göreceğine inandığın için oylarını verdiğin İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin öğrenci/öğretmen kartları teslimatlarının yapıldığı kurumda oluyor. Hayatımda en gıcık olduğum şeylerden biri yolda yürürken kendini bilmezin laf atma cesaretini göstermesi diğeri ise insanların kaba saba saygısız davranışlarına maruz kalmak!

Neden kızıyorum?

Çünkü; sen bana laf atamazsın. Ben sana verdim mi o ışığı, dağıttım mı mavi boncuğu, gayette sert bakarım yolda yürürken, oram buram da oynamaz, dekolte de bulamazsın üstümde , hacmimde iyidir eee şemşiyesiii büjüşesiceeeee hangi cesaretle yeltenirsin benden iş çıkmaz sana !

Saygısız, kaba(d)ayılara ne demeli?

Toplum içinde yaşıyorsak oturusuna, kalkışına, bakışına, konuşmana, davranısına dikkat edeceksin.Ben sana insan(sı) görünümün için özenli davranıyorsam sende bana öyle olacaksın.Isaac Newton size anlatacak diye başına düşmedik elma kalmamış! Doğada ki hareket kanunlarından 3. sü olan  etki=tepki prensibi bizim insani ilişkilerimizin temel ilkesidir.

Bu zamsalak memura kızdıgım için kurumun arka kısmındaki genel müdüre yarın ulaşıp 4.veznede ki o bayanın gayet düzgün kılıklı kibar bir bayana ettiği muameleyi şikayet edeceğim.Belki beni takmayacak umursamayacak akşama kadar senin gibi kaç insan geliyor buraya biliyin mi diyecek ama ben rahatsızlığımı aktaracağım.Şikayetler ve eleştiriler olmazsa kurumlar ve kişiler değişemez.  Biz, iyi hizmet alalım değerimiz olsun diye oylarımızı size verelim sonra da bizim oylarımızla geldiğiniz yerde itilip kakılalımm. YOOOOUUĞĞĞHHHHH  YAAAEEE! (Burayı Şahanımsı söylüyoruz.)

Sıkıcı oldu biliyorum sonuna kadar okuyanlara teşekkürlerimi iletiyorum :)

Sii yuu!

8 Mart 2010 Pazartesi

HEP KOZMETİK ALACAK DEĞİLİZ YA!



Önce ki postlarımda Hayat Su'dan e-magazin dergilerine yolladığım yazı ile Arçelik Kettle kazandıgımı yazmıstım 2 gün önce tarafıma teslim edildi ihtiyaç fazlası oldugundan çeyiz operasyonu için muhafaza edilmekte :) Tabi ben bunu o gün geldiğinde kullanır mıyım bilmiyorum o_O (Aslında biliyorum kullanmam. )




Gittigidiyor'da geçen hafta Günün Fırsatı olarak  Beko çaymakinesi akdenizli nickli beko yetkili satıcısı tarafından %60 indirimle 53.90 liraya satışa sunulmuştu. Gerek dış piyasa gerek online satış portalları olsun hepsine kıyasla gerçek bir fırsattı. Ürüne dair memnuniyetlerini ileten kullanıcıların görüşüne güvenerek birer tane benim ve G'nin annesine aldık. 200 adet stoklanan üründen son 100 tanesi sadece 3 saatte satıldı!Uzun bir kargolama süreci bekledikten sonra ürün elimize ulaştı çok beğendik benim ki yine anne tarafından boşver elimin altında yayıntı yapma sana kaldıralım diyerek hizmete açılamadı :) Eğer düşünenler varsa bu modeli tavsiye ediyorum . { BEKO BKK 2110 C TEAPARTY ÇAY MAKİNESİ }


  Bir diğer alışverişi ise BİM marketlerden yapmış bulunuyorum ama  öyle bildiğiniz türden değil :)Bim'in belirli periyotlarla aktüellerinde listelediği ara ara satışa sunduğu ADORE raf kitaplığı görmüşsünüzdür. Fiyatı ve kalitesi arasında dağlar kadar fark olan bir ürün. Forumlarda konuşulan İKEA'da olsa 80 liradan aşağı satılmayacak tipte evimiz için acil ihtiyaç duyduğumuz bir kitaplık.İlçemde ki mağaza da bulamayınca Mail yoluyla ulaştım kendilerine 1 hafta sonra geri dönüş yaptılar yarın semtimizde ki mağazaya başka bir mağazadan ismime rezervli gönderiliyor yubbiiiiii :))

Bu kitaplığı alanlarınız var mı , merak ediyorum fikirlerinizi ?